Okul Müdürümüz Sayın Meral Mercan'ın 2018-2019 Öğretim Yılı Açılış Konuşması

acilis-mudur.jpg

17 EYLÜL 2018/150-151. EĞİTİM DÖNEMİ AÇILIŞ KONUŞMASI

Sayın Rektörüm, Sayın Rektör Yardımcım, Sayın Başkanlarım, Madame L’attachèe de coopération pour le Français, Değerli Yönetici ve Öğretmen Arkadaşlarım, Sevgili Öğrencilerim, Sayın Velilerimiz, Değerli Galatasaraylılar,

Bugün, 2018-2019 öğretim yılının ilk günü.
Bir başka deyişle, okulumuz bugün 150-151. eğitim ve öğretim dönemine giriyor.
Bu yüzden bu tarihi günde, burada olan herkese, nerede olduklarını hatırlatmak isterim.
15. yüzyılın sonlarında, bir devlet okulu olarak kurulmuş olan Galata Sarayı’ndasınız. 
İstanbul’da beş asrı aşkın süre boyunca işlevi ve yeri değişmemiş tek kurumundasınız. 
Kurulduğu semte adını vermiş, kurduğu kurumlarla da dünyaya yayılmış Galatasaray’dasınız. 
Ve II. Beyazıt’ın 537 yıl önce bir “orman” içinde kurduğu, ancak bugün Beyoğlu’nun yeşil kalmış tek alanı olan mekteptesiniz.

19. yüzyılın ortalarından itibaren Batılı eğitim ve öğretim standartlarının benimsendiği pilot uygulamaların merkezi olan, 
Askeri ortaokul ve tıbbiyeye dönüşen, 
Fransızca tedrisat ve batı normlarının eğitim sistemine eklemlenmesi gibi öncü denemelere sahne olan, 
1868 yılında ise kalıcı bir kurumsal kimlikle yeniden yapılanan Mektebi Sultani’desiniz.

150 yıl önce imparatorluk halklarına eşit eğitim hakkı sunarak, laik eğitimin de ilk örneği sayılabilecek olan; 
1871’den beri verdiği mezunlarla bir eğitim geleneği ve cumhuriyet idealine görkemli bir kültürel birikim katan Galatasaray Lisesi’ndesiniz.

150 yıl önce, aynı bugünkü gibi, bu bahçede toplananlar, bir başlangıcın tanıklarıydı. Ancak henüz bilmedikleri bazı hususlar vardı:

Mektebin, ilk dönemlerden itibaren kendi mezunları tarafından yönetilmesinin tercih edileceğini; 
Sporun eğitime katılmasıyla kulüpleşmenin teşvik edileceğini; 
Mezunları arasındaki dayanışma ve kurumla ilişkilerin dernekleşerek süreceğini; 
Entegre öğretim arayışlarına girileceğini; 
Sürdürülebilir bir camia dayanışması ve yaşam boyu sürecek kurumsal aidiyetin oluşacağını;
Ve tüm bunların özeti niteliğindeki “Galatasaraylılık” kavramının doğacağını henüz bilmiyorlardı. 
Mektebi Sultani, ilk elli yılında, bunları yapabileceğini gösterdi.

Değerli Galatasaraylılar,
Yüz yıl önce, yine bu bahçede, ellinci yıl kutlamasına katılanlar, bu mektebin neleri değiştirebildiğini görmüştü. İlk Türk mezun müdür olmuştu. Öğretmenlerin bir çoğu, mektebin mezunlarıydı. Gurur verici bir mezunlar listesi oluşmuştu. Yüksek öğretime geçme deneyimi yaşanmıştı.

Ülkenin ilk sivil toplum örgütlenmelerinden biri olan mezunlar cemiyeti on yılı geride bırakmış, bu irfan ocağına destek olmaya başlamıştı.
Mektebin bir sınıfında kurulan kulüpten ilk Türk şampiyon sporcuları çıkmıştı. 
Diğer yandan, yüz yıl önceki kutlamada gelecekten kuşkulu olanlar vardı. 
Çünkü yıl 1918’di ve savaşın yıpratıcı etkilerini tüm dünya ve ülkemiz gibi, Galatasaray da yaşamaktaydı…

Şehit, gazi ve muhariplerimizi saygıyla anıyorum.

Gelelim 1968 yılına. 
Elli yıl önce, burada, yüzüncü yılı kutlayanlar, bir asrı geride bırakmanın gururunu yaşıyordu.
Bu gururu dile getiren o günkü müdürümüz, Türkiye adına Afganistan’da eğitim vermiş bir Galatasaraylıydı. Onu dinleyenlerin arasında, Çanakkale kahramanı olmuş, milli mücadeleye omuz vermiş, cumhuriyetin kuruluş kadrolarında yer almış abileri de vardı;
İleride her biri bir başka bir alanda parlayacak kardeşleri de vardı; 
Fransa Cumhurbaşkanı De Gaulle de vardı.
Ayrıca, artık Galatasaray’da üç yıldır kızlar da okuyordu.
Şu anda da  Galatasaray’a giren ilk kız öğrencilerden birini dinliyorsunuz.

Ve bugün.
2018’in son dönemine girerken öğrencilerinin çoğunluğu kızlardan oluşan Galatasaray Lisesi, mezunlarının eseri olan, ilk günkü gibi pırıl pırıl tarihi binasıyla, 150. yılını kutluyor.

Sevgili öğrencilerim, şimdi özellikle size sesleniyorum:

Dünya üzerinde bir spor kulübü, dokuz mezunlar derneği, iki vakıf, sekiz yurt dışı sivil toplum örgütü, bir uluslararası kuruluş, bir ilkokul ve bir üniversiteye hayat vermiş başka bir orta öğrenim kurumuna rastlayamazsınız. 

Hakkında bu kadar zengin bir literatür olan bir liseye de rastlayamazsınız. 
150. yıl sebebiyle yapılan yayınları okumanız, gerçek birer Galatasaraylı olmanızı hızlandıracaktır.
İçinde bulunduğumuz ay, merkezinde bulunduğumuz Beyoğlu’ndaki dört ayrı noktada düzenlenen sergileri mutlaka görmelisiniz.  

Galatasaray’ın varlığının son bir buçuk asırda Türkiye’ye yaptığı katkıları bilmek, sizleri de aynı yolda yürümeye teşvik edecektir.

Galatasaraylı olmanın ayrıcalığını unutmayın.

Bu ayrıcalık, 1868’den bu yana süren, bu ülke için nitelikli insan yetiştirme vizyonundan ve bir kamu kuruluşunun nadir rastlanan, özerk kurumsallaşma modelinden kaynaklanmaktadır. 

Değerini bilin, sahip çıkın.

Öyle ki, aranızdan biri, bundan elli yıl sonra, bu kürsüden, 200. yıl konuşmasını yapsın.

Sözlerime son vermeden önce, binamızın yeni öğretim yılına  hazırlanmasına katkılarından dolayı Sayın Mehmet Okur’a ve ayrıca  125 ve 126. dönem mezunlarımıza şükranlarımı sunuyorum. 

Bu önemli günü paylaşmak üzere aramızda bulunan değerli mezunlarımıza ve konuklarımıza da ayrıca teşekkür ediyorum.

Son olarak, lisemizin 150. Kuruluş yıldönümünde, Galatasaray’a özel önem veren ve bu ilgisini  lisemizi iki kez teşrif etmek  suretiyle gösteren başöğretmenimiz ulu önder Atatürk’ü saygı  ve minnetle anıyorum.  

Tarihimizdeki bu dönüm noktasının lisemizi daha ileriye taşıması dileğiyle hepinizi  sevgi ve saygı  ile selamlıyorum.